Makaleler

Reeskont Uygulaması

REESKONT UYGULAMASININ YENİ ORANLARI

 ( Vergisel İşlemlerde 22.12.2009 Tarihinden İtibaren Reeskont Oranı %19’dan %16’ya Düşmüştür.)

 


I-GİRİŞ

213 Sayılı Vergi Usul Kanununun (VUK) 281 ve 285’inci maddelerinde, alacak ve borçların değerlemesi hüküm altına alınmış olup, bahsi geçen maddelerde, alacak ve borçların mukayyet değerle değerlenecekleri ve vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacak ve borçların değerleme gününün kıymetine irca olunabilecekleri yani (senede bağlı olan alacak ve borçların değerleme günündeki net değerinin tespit edilmesi) reeskonta tabi tutulabilecekleri açıklamaları yapılmıştır.

 

Reeskont; işletme aktifinde veya pasifinde yer alan, alacak ve borç senetlerinin değerleme günündeki gerçek değerine indirgenmesi olarak tarif edilebilir. Bu işlemden amaç, senede bağlı olan alacak ve borçların değerleme günündeki net değerinin tespit edilmesi ve dönem kar zararın da gerçek değerin dikkate alınması gereğindendir. Reeskont işlemi mükelleflerin ihtiyarına bırakılmıştır. Reeskont işlemlerinde alacak senetlerine bu işlemi yapıp borç senetlerine yapmama gibi bir seçimlik hak yoktur.(1)Yani alacak senetleri reeskonta tabi tutulduğunda borç senetlerinin de reeskonta tabi tutulması gerekmektedir.(2)

 

Vergi Kanunları açısından reeskont işlemlerine esas alınacak oran üç aylık resmi iskonto haddi olmayıp yıllık avans faizi olduğuna ilişkin yayımlanan 238 sıra no.lu VUK Genel Tebliğinde(3)geniş açıklamalar yapılmıştır. Uygulama ile ilgili olarak en son Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca 12.06.2009 tarihinden geçerli olmak üzere “Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranlarının Tespitine Dair Tebliği” (4)yayımlanmış olup, mükellefler vadesine en çok 3 ay kalan senetleri karşılığında yapacakları reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranını yıllık% 18,avans işlemlerinde uygulayacakları faiz oranını ise yıllık % 19olarak hesaplayacaklardır.

 

Bilindiği üzere en son belirlenen ve 22.12.2009 tarihinde yayımlanan, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca 22.12.2009 tarihinden geçerli olmak üzere “Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranlarının Tespitine Dair Tebliği”(5)gereğince, mükellefler vadesine en çok 3 ay kalan senetleri karşılığında yapacakları reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranını yıllık % 15, avans işlemlerinde uygulayacakları faiz oranını ise yıllık % 16 olarak hesaplayacaklardır.

 

Mükelleflerce 2009 yılı ilgili dönem (4. Dönem) geçici vergilerindeki reeskont işlemlerinde bu yeni oran (% 16) esas alınacak ve farklı bir oran belirleninceye kadar, izleyen geçici vergi dönem sonları ve yıl sonlarında bu oran kullanılmaya devam edilecektir. Bilindiği gibi döviz cinsinden senetlerin reeskontuna, senette faiz oranı yazılı değilse LİBOR esas alınmaktadır.

 

Dolayısıyla yazımızda, yeni belirlenen reeskont oranı da dikkate alınarak reeskont uygulaması hakkında açıklamalarda bulunulmaya çalışılacaktır.

 

II-KANUNİ DÜZENLEME:

Yazımızın giriş bölümünde de açıklandığı üzere, iktisadi işlemlere dahil senetli borç ve alacakların reeskonta tabi tutulma işlemleri, VUK’nun 281 ve 285’inci maddelerinde düzenlenmiştir.

Kanuni düzenlemelere göre;

-alacaklar ve borçlar mukayyet değerleriyle değerlenirler,

-mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit alacaklar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır.

-vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacaklar ve borçlar değerleme gününün kıymetine irca olunabilirler. Bu takdirde, senette faiz nispeti açıklanmış ise bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi ıskonto haddi uygulanır.

-bankalar ve bankerler ile sigorta şirketleri alacaklarını veya borçlarını ya Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi ıskonto haddi veya muamelelerinde uyguladıkları faiz haddi ile, değerleme günü kıymetine irca ederler.

-alacak senetlerini değerleme gününün kıymetine irca eden mükellefler, borç senetlerini de aynı şekilde işleme tabi tutmak zorundadırlar

 

Yukarıda yer alan Kanun maddelerinde; banka, banker ve sigorta şirketleri dışındaki mükelleflerin, alacak ve borç senetlerini reeskonta tabi tutmak zorunda olmadıkları belirtilmekte olup bu konuda mükelleflerin seçimlik hakları vardır. Elbette ki alacak senetlerini reeskonta tabi tutan mükelleflerin borç senetlerini de reeskonta tabi tutması zorunlu olup, borç senetlerini reeskonta tabi tutan mükelleflerin alacak senetlerini reeskonta tabi tutması gibi bir zorunlulukları bulunmamaktadır.(6)

 

III-REESKONT UYGULAMASININ ŞARTLARI:

Kanuni düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, bir alacağın veya borcun reeskont işlemine tabi tutulabilmesi için aşağıda yer alan şartların tamamını gerçekleştirmesi gerekmekte olup,(7)bu şartları taşımayan senetlerin, alacağın veya borçların reeskont işlemine tabi tutulması mümkün değildir.

 

a-Alacak/Borç Senede Bağlı Olacak ve Bir Vade İçerecek:

Alacak ve borçların reeskonta tabi tutulması için senedin bir vade içermesi gerekmektedir. Eğer senet üzerinde bir vade yazılmamışsa, senedi elinde bulunduran istediği zaman senet üzerine bir tarih koyarak tahsil yoluna gidebilir. O nedenle senet üzerinde bir vade yoksa reeskont ayırmak için değerlemeden önce bir vadenin konması gerekmektedir.

 

b-Alacak veya Borç Senedi Değerleme Gününde Vadesi Gelmemiş ve Değerleme Gününde İşletmeye Kayıtlı Olacaktır:

Alacak v borcun reeskonta tabi tutulması için değerleme gününde vadesinin henüz dolmamış olması gerekmektedir. Bu nedenle şüpheli hale gelmiş alacak senetleri için reeskont ayrılamaz. Çünkü bir alacağın şüpheli hale gelmesi vadesinin gelmesi anlamına gelir. Ancak şüpheli alacak için karşılık ayrılabilecektir.(8)Ayrıca alacak veya borç senetlerinin değerleme gününde işletmenin aktif veya pasifine kayıtlı olması gerekmektedir. Bu nedenle bankaya tahsile veya teminata verilen alacak senetleri aktife kayıtlı oldukları için reeskonta tabi tutulabilirler.

 

İncelemek İçin Tıklayınız...